Savaş Ekonomisinde Ürün ve Kaynakların Dağılımında Sivil-Asker Dengesi

Savaş ekonomisinde ürün ve kaynakların dağılımında sivil-asker dengesi bilindiği üzere zor bir dengedir. Devlet, cephedeki askerinin şartlarının iyileşmesinin savaşın...
Savaş ekonomisinde ürün ve kaynakların dağılımında sivil-asker dengesi bilindiği üzere zor bir dengedir. Devlet, cephedeki askerinin şartlarının iyileşmesinin savaşın sonucunda etkili olacağını bilir. Bu nedenle birinci sırada askerin ikinci sırada ise vatandaş gelmektedir.

Savaş Ekonomisinde Ürünlerin Dağılımı

Savaş ekonomisi devletin savaş düzenine göre ekonomisini hazırlamasıdır. Örneğin savaşta olan veya savaşa girmeye niyetli olan bir ülkenin ilk baktığı yer tarımdır. Ülke savaş süresinde gıda bazında kendi kendisine yetecek mi yetmeyecek mi ona bakılır. Eğer gıda kalemlerinde sorun var ise hemen o gıdaların ihracatı durdurulur ve ekimine başlanır. Öte yandan savaş sırasında ithalat yavaşlatılır hatta bazı ürünlerin ithalatı yasaklanır. Böylece ülkenin dış borcu azaltılmaya ve kaynakların ülkede kalması sağlanır. Birçok yatırım askıya alınır ve iş gücü savaş için kullanılır.




Ordu için kıyafet, yatak, çarşaf, giysi, temizlik malzemeleri silah, mühimmat, araç-gereç, çadır ve birçok kalem malın üretimine başlanır. Eğer devletin kapasitesi ordunun ihtiyaçlarına yetmiyorsa, yeni fabrikalar açılır ve iş gücü buraya kaydırılır. Siviller ise bu durumda ikini sıraya konulduğu için birçok ürün ile teması kesilir. Yani savaş sırasında olan bir ülkenin vatandaşı savaş olmadığı zamanki gibi rahat rahat istediğini alamaz. Hatta zor durumlarda temel gıda maddeleri bile karne veya sayı ile verilebilir. Bu bölümden de anlaşılacağı gibi ürünlerin dağılımında askerî birimlere öncelik verilir.

Savaş Ekonomisi Kaynakların Kullanılması

Savaş ekonomisi kararı almak hatta bunu uygulama demokratik ülkelerde siyaset yapan siyasetçiler için oldukça zordur. Çünkü alınan karar sonrası halk bir yandan enflasyonla boğuşurken diğer bir yandan da karaborsacıların eline düşecektir. Bir de eğer savaş kaybedilirse bu durumun sonucu o siyasetçiler için ya hapis yada ölüm cezasıdır. Bu nedenle günümüzde birçok ülke askeri yatırımlarını düzenli olarak yapmaktadır. Her sene ülkeler gerekli ekipman ve asker ihtiyacı hükümetler tarafından alınan kararlar sonucunda karşılamaktadır. Bu ise ordunun hep hazır olmasını sağlamaktadır.

Savaş Ekonomisinde Sivil-Asker Dengesi

Savaş ekonomisi kararı alındıktan sonra bir yandan ordu iyileştirilmeli ve gönüllü orduya katılanlar için gerekli malzeme tedariki sağlanmalı bir yandan da sivil halkın temel gıda malzemelerine ulaşımı sağlanmalıdır. Bu nedenle savaş ekonomisinin ilk ayağını ordunun ihtiyaçlarını karşılamak oluştururken ikinci ayağı ise tarımdır.

Tarım yanı gıda maddeleri ordu için de sivil halk için de önemlidir. Eğer savaş anında halk gıda maddelerine ulaşabiliyor ve rekor derecede bir enflasyon oluşmuyorsa halk devletine destek olur. Ancak halk temel gıda maddelerine dahi ulaşamıyor enflasyon ve karaborsacılarla uğraşıyorsa devlete olan güven çöker ve savaş kaybedilir.

Nazilerin bu kadar ilerlemesinin ve Alman halkı tarafından desteklenmesinin nedeni budur. Savaşın son yılları hariç ülkedeki ekonomik durum Alman halkı tarafından olumlu karşılanmış ve Nazi hükümeti desteklenmiştir. Naziler ilk başa geldiklerinde tarım reformu yaparak kendi kendine yetebilecek bir Almanya oluşturmaya çalışmışlardır. Ardından açılan fabrikalar ile işsizlik sorunu çözülmüş üretim ekonomisine geçilmiştir. Silah, tank, uçak ve top fabrikaları açan ve kendi üretimini kendisi yapan Nazi hükümete bir bir dış bağlarından kurtulmuş ve güçlü bir devlet haline gelmiştir. Ancak unutulmamalıdır ki savaş ekonomisi hiçbir ülke tarafından sonsuza kadar yönetilemez. Eğer kısa süreli olmaz ise ülkenin tüm kaynakları erir ve ağır bir galibiyet kaçınılmaz olur.  

Diğer Makaleler