Türkiye'de Karaborsa

Türkiye'de karaborsa ve karaborsacılık konusunu bu içeriğimizde inceliyoruz. Osmanlı'dan başlayarak Türkiye'ye uzanan bir karaborsa serüvenini sizlere sunuyoruz.
Türkiye’de karaborsa, dünyadakine benzer bir seyir izlemiş ve savaş koşullarında karaborsacılık faaliyetleri artış göstermiştir. Bunun yanı sıra bazı dönemlerde hükümetçe uygulanan ekonomi politikası, tavan fiyat uygulaması gibi hususların da Türkiye’de karaborsa faaliyetlerine ortam hazırladığı söylenebilir. Dönem dönem Türkiye’de, karaborsacılıkla mücadele için çeşitli adımlar atılmıştır. Bunlardan bir tanesi de Varlık Vergisi’dir. Öte yandan günümüzde karaborsacılık faaliyetlerine cezai yaptırımların uygulanması, Türkiye’de karaborsacılık faaliyetlerinin önlenmesini amaç edinmiştir.




Ülkemizde karaborsacılığın gelişimini sistemli bir şekilde inceleyebilmemiz için;
  • Osmanlı Devleti’nde uygulanan narh sistemi ve narh sisteminin kaldırılması,
  • II. Dünya Savaşı’nda savaş ekonomisinin uygulanması,
  • Varlık Vergisi uygulaması,
  • Tavan fiyat uygulaması,
başlıkları hakkında detaylı bir açıklama oldukça önemlidir. Ürünlerin karaborsaya düşmesi, üretim sıkıntısının meydana geldiği dönemlerde oluşabilmektedir. Osmanlı Devleti’nde uygulanan narh sisteminin kaldırılması, savaş dönemleri Türkiye’de karaborsa bağlamında değerlendirilebilir. Peki Türkiye’de karaborsacılık faaliyetlerinin gelişimi nedir, hangi dönemlerde karaborsacılığın arttığı görülmüştür?
 
Karaborsa kavramı ile ilgili bilgi almak isterseniz “Karaborsa Nedir? Karaborsaya Düşmek Ne Demektir?” yazımızı okumanızı öneriyoruz.

Türkiye’de Karaborsa Nedir?

Türkiye’de karaborsa, ülke ekonomisi ve uygulanan ekonomi politikaları kavramlarıyla ilişkili bir sorundur. Yasadışı işlemler, karaborsa olarak değerlendirilir. Ülkemizde üretim ve dağıtımı yasaklanmış ürünler bulunmaktadır. Uyuşturucu, bu maddeler arasında yer alıyor. Yasaklı ürünlerin alım-satımı, doğrudan karaborsacılık faaliyetleri kapsamına girer. Bunun yanı sıra bazı ürünlerin kanunlarla yasaklanmamış olmasına rağmen alım ve satımında yasadışı yollara başvurulması, yapılan işlemlerin karaborsa içerisinde değerlendirilmesine neden olur.
 
Türkiye’de bazı dönemlerde, atılan adımların karaborsacılığı arttırdığı görülmektedir. Serbest piyasa ekonomisi, Varlık Vergisi, tavan fiyat uygulaması; karaborsacılık faaliyetlerinin artmasına neden olan uygulamalar olarak değerlendirilebilir. Türkiye’de karaborsa nedir sorusunu doğru ve sistemli bir şekilde cevaplandırabilmek için savaş dönemleri ülke ekonomisini, bazı dönemlerde uygulanan vergileri ve uygulamaları açıklamak yerinde olacaktır.

Türkiye’de Karaborsanın Tarihi

Türkiye’de karaborsanın tarihi, oldukça uzun bir süreci kapsar. Özellikle II. Dünya Savaşı’nın getirdiği ekonomik buhran, dünyaca yaşanan ekonomik krizler, Türkiye’nin benimsemiş olduğu ekonomik sistem, bazı maddelerin alım-satımının yasaklanmış olması ve devamındaki pek çok husus, Türkiye’de karaborsacılık faaliyetlerinin yaygınlık kazanmasına neden olmuştur. Bu bağlamda denilebilir ki Türkiye’de karaborsa örnekleri kapsamında değerlendirilebilen birçok örnek mevcuttur. Son zamanlarda Ayçiçek yağı krizi stokçuluğun artmasına ve Ayçiçek yağının fiyatının artmasına sebebiyet vermiştir. Devlet, bu durum karşısında önlem alarak stokçuluğun önlenmesi adına çalışmalarda bulunmuştur.
 
Osmanlı Devleti’nde de özellikle narh sisteminin kaldırılmasıyla birlikte karaborsacılığın artış yaşadığı gözlemlenmiştir. Bunun yanı sıra Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde fazlaca kâğıt para basıldığı, bu durumun da Osmanlı parasının değerinin düşmesine neden olmuştur. Savaş döneminde Osmanlı ekonomisinin çöktüğü ve karaborsacılık faaliyetlerinde artış olduğu bilinmektedir.
 
II. Dünya Savaşı karaborsacılık faaliyetlerine ortam hazırlayan bir dönemdir. Türkiye savaşa girmemiş olsa bile savaşın etkileri ekonomik faaliyetlerde hissedilmiştir. Savaş döneminde ithalatın azalması, ihracatta düşüş meydana gelmesi, tarımsal işgücünün savaş için bir eğitime tabi tutulması; II. Dünya Savaşı döneminde Türkiye’de enflasyon ve karaborsanın artmasına neden olmuştur. Bu bağlamda belirtilen dönemlerin derinlikli şekilde analiz edilmesi, Türkiye’de karaborsanın gelişimi adına önemlidir.

Osmanlı Devleti’nde Karaborsa

Osmanlı Devleti’nde karaborsanın, çeşitli nedenlerden ötürü ekonominin çökmeye başlamasıyla bağlantılı olarak yaygınlaştığını söylemek mümkündür. Osmanlı Devleti’nin tarihine bakıldığında imparatorluğun ilk dönemlerinde her anlamda bir yükselişin meydana geldiği görülmektedir. Yeni fetihlerle sınırların genişlemesi, fethedilen yerlerden vergi alınması; ekonominin bu durumdan olumlu bir şekilde etkilenmesini sağlamıştır. Osmanlı Devleti, beylik döneminden başlayarak sistemli bir mali teşkilata sahip olmuş, bu durum ekonomik faaliyetlerde sistemli adımların atılmasını sağlamıştır. Osmanlı Devleti’nde üretim, tarım ve hayvancılık özelinde gelişmiştir.
 
Özellikle yükseliş döneminde atılan her adım ekonominin gelişmesini sağlamış olmakla birlikte Osmanlı’nın giderek güç kaybetmesi, ekonominin de aşağı bir şekilde ivmelenmesine neden olmuştur. Askeri sistemde yaşanan olumsuzluklar başta olmak üzere birçok husus, Osmanlı’nın sınırını küçültmesiyle sonuçlanmıştır. Ayrıca jeopolitik konumu nedeniyle Avrupa’nın gözünün üstünde olması ve birçok savaşa girmesi, ekonominin bu durumdan olumsuz etkilenmesine sebebiyet vermiştir. Ayrıca azınlıkların isyan etmesi, yapılan yeniliklerin çöküşü engelleyememesi ve devamındaki pek çok husus; karaborsacılığın yaygınlık göstermesine ortam hazırlamıştır.

Osmanlı Devleti’nde Narh Sistemi Nedir?

Osmanlı Devleti’nde narh sistemi, aslında karaborsacılığı engelleyen bir uygulamadır. Osmanlı Devleti’nde 19. yüzyılın ikinci yarısına kadar uygulanan narh sistemi, ekonomik sistem içerisinde en önemli sistemlerden biri olarak değerlendirilir. Kaliteyi ve standardı korumak adına uygulanan sistem, aynı zamanda tüketicinin korunmasını da hedefler. İmparatorluğun sınırlarının genişlemesi, karaborsacılık faaliyetlerinin engellenmesini zorunlu kıldığı için narh sisteminin karaborsacılıkla mücadele noktasında önemli bir yere sahip olduğunu ifade edebiliriz.
 
Osmanlı Devleti’nde üretim ve tüketim bağlamında, narh sisteminin temel mantığını şu şekilde özetlemek mümkündür:
  • Narh sistemi azami fiyat anlamına gelir.
  • Narh sistemi ile genellikle malların fiyat seviyesi devlet tarafından belirlenir.
  • Narh sistemi sayesinde hem üreticilerin hem de tüketicilerin hakkı korunur.
  • Narh politikası, devletin en önemli denetim mekanizması olarak bilinir.
Narh sistemi ile devlet, ürünlerin fiyatlarını belirlediği için haksız rekabet önlenmiştir. Fakat 19. yüzyılın ikinci yarısında narh sisteminin kaldırılması, Osmanlı’da karaborsa etkinliklerinin arttırılmasına neden olmuştur.

II. Dünya Savaşı’nda Türkiye’de Karaborsa

II. Dünya Savaşı karaborsacılık faaliyetlerini tetikleyen bir savaştır. 1939 yılında Almanya’nın Polonya’ya saldırması, savaşı tetikleyen bir hamledir. Zaten ülkelerin arasındaki ilişkiler oldukça kötüleşmiştir. Bir kıvılcımda kopacak fırtınanın tetikleyicisi olan Almanya’nın Polonya’yı işgali, I. Dünya Savaşı’nın olumsuz etkilerinin henüz geçmediği bir dönemde ülkelerin farklı bir sorunla baş başa kalmasına neden olmuştur. Türkiye, savaşa dahil olmasa da ülke ekonomisi savaştan olumsuz etkilenmiştir.
 
Savaşa yönelik hazırlıklar, Türkiye’nin hem sosyal hem de ekonomik anlamda çeşitli olumsuzluklarla baş başa kalmasına neden olmuştur. Eli silah tutan gençlerin savaş kapsamında eğitilmesi, ülke ekonomisinin savaşa kanalize edilmesine sebebiyet vermiştir. Ayrıca yaklaşık 1,5 milyon genç askere alınmıştır. II. Dünya Savaşı karaborsacılık kapsamında eli silah tutan gençlerin askere alınması, aktif işgücünün kaybı anlamına gelmiştir. Özellikle tarım sektöründe, işgücü eksikliğinden dolayı üretimde azalmalar meydana gelmiştir. Yıllık tarım üretimi azalarak ülke ekonomisi bu durumdan olumsuz etkilenmiştir.
 
Zamanla hayat pahalılığının artması, fiyat kontrolü noktasında devletin sıkı bir çalışma içerisinde olmasına neden olmuştur. Ürünlerin fiyatlarını belirli bir düzeyde tutmak adına yapılan çalışmalar, karaborsacılığın artması nedeniyle sekteye uğramıştır. Bu durum, zamanla hükümetin fiyat kontrolü politikasından vazgeçmesi gibi bir sonuca neden olmuştur. Artık hükümet, başta buğday olmak üzere birçok ürünün fiyatında serbestliğe gidilmiştir. II. Dünya Savaşı karaborsacılık dahilinde, Türkiye’de hayat pahalılığı artmış ve her bir olumsuzluk, ülkede karaborsacılığın artış göstermesine sebebiyet vermiştir.

Varlık Vergisi Nedir?

Varlık Vergisi, 11 Kasım 1942 tarihinde TBMM tarafından kabul edilen bir vergilendirme uygulamasıdır. Aşırı servet ile kazanca sahip olan kişiler, Varlık Vergisi kapsamında savaş gibi olağanüstü durumlarda servetlerinin bir kısmını vergi olarak devlete vermek durumundadır. Varlık Vergisi amacı; piyasadaki para arzını azaltmak, Türk parasını kıymetlendirmek, fiyat artışlarının önüne geçmektir. Varlık Vergisi ile dönemin hükümeti, bir anlamda karaborsacılığın önüne de geçmeyi hedeflemiştir.

Türkiye’de Tavan Fiyat Uygulaması Nedir?

Türkiye’de tavan fiyat uygulaması, devletin mal ve hizmet için maksimum bir fiyat belirlemesi sistemidir. Özellikle savaş gibi olağanüstü dönemlerde, tüketicinin korunabilmesi adına tavan uygulaması önemli bir konumda yer alır. Savaş ve kıtlık dönemlerinde tüketici, malları stoklama eğilimindedir.
 
Bu tarz dönemlerde üretimler de azaldığı için tüketiciler farklı bir psikoloji içerisinde bulunarak malları stoklayan tüketicilerin bu tutumu nedeniyle devlet, malların fiyatlarını yükseltmektedir. Tavan fiyat uygulamasının, bir mal üzerinde talep fazlasının oluşmasına neden olacağı da bilinen bir durumdur. Değişim yapılan mal, tavan fiyat uygulaması nedeniyle denge düzeyinin altına düşmektedir. Bu durum, zamanla karaborsacının oluşmasına neden olmaktadır.  

Tavan Fiyat Uygulaması Piyasayı Nasıl Etkiler?

Tavan fiyat uygulaması piyasayı nasıl etkiler merak edenler için bu konuda Türkiye tarihi içerisinde örnek vermek olanaklıdır. 1974-78 yılları arasında Türkiye’de benzin, tüpgaz, bitkisel yağlarda bir kıtlık meydana gelmiştir. Belirtilen dönemlerde özellikle benzin istasyonu işleticilerinin, sadece devamlı müşterilerine satış yaptığı görülmektedir.
 
Belirtilen hususların her biri, Türkiye’de karaborsa örnekleri olarak değerlendirilebilir. Türk ekonomi tarihinde karaborsacılığın oluşumunda uyuşturucu gibi yasaklı maddelerin alım-satımının da etkili olduğunu ifade etmek mümkündür. Bu bağlamda, ekonomi tarihindeki kırılma noktalarının detaylı bir şekilde incelenmesi, konunun çok daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır.

Kategori:
Etiket:

Diğer Makaleler