TÜM BANKALAR TEK SİTEDE !

Bankacılık Sektöründe Neler Oluyor?

22 Nisan 2015 Çarşamba

Son günlerde gerek siyasiler gerekse ekonomi dünyasının önde gelen isimleri bankacılık sektörünü yakın markaja almaya başladı.

Son günlerde gerek siyasiler gerekse ekonomi dünyasının önde gelen isimleri bankacılık sektörünü yakın markaja almaya başladı. Bunun nedenleri arasında sektördeki şaşırtan değişimler var. Konuya dair son açıklama İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Özince’den geldi. 

Özince’nin açıklamaları son derece ilginçti. Çünkü bir yandan bankacılık sektörüne dair umut dolu söylemlerde bulunurken diğer yandan tam bir “uyarı” niteliği taşıyan sözler sarf etti. Bir anlamda sektörü hem olumlu hem de olumsuz yönleri ile değerlendiren bir açıklama yaptığı da söylenebilir. 

“Bankacılık Sektörü Büyüme Potansiyeli Taşıyor”

Peki, Özince’ye göre bankacılık sektöründe yaşanan olumlu gelişmeler neler? Öncelikle yaşanan bazı gelişmelerin bankacılık sektörünün büyüme hedeflerini sekteye uğrattığına dair görüşler bugünlerde sıklıkla dillendiriliyordu. Fakat Ersin Özince bu görüşe katılmadığını belirtti. Çünkü Özince’ye göre bankacılık sektörü büyüme potansiyeli taşıyor. Hem de % 10’un da üzerinde… 

CEO Club toplantısında söz alan Özince sektörü uluslararası örneklerle de kıyasladı. Türkiye’de bankacılık sektörünün uluslararası örneklere göre daha iyi bir büyüme grafiği sergilediğini söyleyen Özince büyüme noktasında umutlu olduğunu çeşitli örneklerle anlattı. 

“Bankacılık Sektörünün Üzerine Gitmeyin!”

“Bankacılık sektörünün de hataları olmuştur muhakkak” diyerek sözlerini sürdüren Özince sektörün çok fazla üzerine gidilmemesi gerektiğini dile getirdi. Özince şöyle konuştu: “Serbest piyasa ekonomisinin uygulandığı ülkelerde bir sektöre çok fazla vurursanız bunun arkasında sadece iktisadi değil, siyasi nedenler de arıyorum.”

“Bankacılık, Yatırımcıların Gözünden Düştü”

Ersin Özince’nin konuşması içerisinde eleştirel nitelikte bazı olumsuz noktalar da yer buldu. Örneğin bankacılık sektörünün yatırımcılar için artık cazibesini kaybettiğini söyledi. Bunun nedeni olarak da karın transfer edilemediği bir alan olmasını gösterdi. Özince konuya dair bakın hangi sözleri sarf etti: 

“Türk bankacılık sektöründe giderek sermayedar, özellikle özel sermayedar yavaşlamaya başlıyor. Yavaşlamanın da bana göre nedenleri Türkiye’nin istikrarsızlıkları, belirsizlikleri…  Seçimleri geçelim, yeni parlamenter aritmetiği görelim, ekonomi yönetimini görelim, ondan sonra sanıyorum doğru değerlendirmeler yapmak mümkün olacak. Ama sonuç itibariyle bankacılık sektörü, girenlerin dahi karını transfer edemediği bir alan olduğu için, yani ne kadar çok para kazandı diye yazsanız da, yatırımcısı için o kadar cazip bir sektör olmaya devam etmiyor."

“Kurumsal Kredilere Kayış Yok”

Sektörde çok konuşulan kurumsal kredilere kayış olduğu yönündeki öngörüye Özince katılmıyor. Konuyla ilgili Özince görüşlerini şu sözlerle dile getirdi: “Başta enerji olmak üzere, çok büyük boyutlu altyapı yatırımları, bankacılık sektörünün aktiflerinin büyük bir bölümünün oraya kaymasına neden oldu. Ancak bu zaten aritmetik gereği… Yani bir nükleer santral ya da bir köprü finansmanı herhalde milyon tane tüketici kredisi ya da kredi kartına tekabül eder. Ayrıca biraz tüketimi kısıtlayıcı işlemler de oldu. Yoksa bir yerden bir yere kaydığımız yok, bütün ihtiyaçlar cevaplanmaya çalışılıyor. Yabancı döviz kaynağı uzun zaman rahat bulunuyor. Bu yüzden belki biraz kurumsal krediler artmış oldu. Yoksa TL bazında bakıldığında tüketici finansmanı yine artarak devam ediyor. Herhangi bir kayış yok." 

“Önlemler Sonuç Vermedi”

Kredi kullanma olanaklarına dair yapılan yeni düzenlemeler de bankacılık sektörünün gündemini uzun süredir meşgul ediyor. Peki, bu kısıtlamalar amacına ulaştı mı? Özince’ye göre yanıt “hayır” ve bunun nedeni de bir finansman ihtiyacı olduğunda şayet bu ihtiyaç bankadan karşılanmıyorsa, başka bir yolla karşılanıyor. 

Katılımcıların sorularını da yanıtlayan Özince kurdaki oynamaları değerlendirdi. Özince şöyle konuştu: "Uluslararası dalgalanmalara en fazla maruz kalan bir ülke olmak, hele finans alanında, yatırım alanında iş yapanlar açısından çok daha riskli. Ama bunun çaresi de mali sektörün derinleştirilmesi ve tabi ki hepimizin istikrara inanması..."

Kategori :

Bankacılık

Etiketler :

Analiz Öngörüler


Benzer Haberler