TÜM BANKALAR TEK SİTEDE !

Özince: Pasifik Geleceğin Pazarı

04 Şubat 2015 Çarşamba

Geleceğin pazarı olarak adlandırılan pasifik hakkında bilgiler.

İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Özince öyle açıklamalar yaptı ki, ekonomi dünyasında bomba etkisi yapacak bu açıklamalar gündemden uzun süre düşmeyecek gibi görünüyor. Özince’nin gündeminde pek çok konu vardı. Bunlardan biri de tasarruflar…

Tasarrufların sermayeye dönüştürülemediği görüşünü savunan Özince "Ülkemizde yastık altında 3 bin 500 ton altın varmış. 'Tasarruf yok' diyenlere saygılarımla. Çok ciddi bir bölümünün de gayrimenkulde olduğunu biliyoruz. İmparatorluktan, Cumhuriyet’e daha 1 asır geçmemiş. Türkiye hala sermaye birikimini sağlayamamış, kayıt düzenini tamamlayamamış, kişi hak ve özgürlükleriyle ilgili hala ciddi ajandası var" şeklinde konuştu.

Ersin Özince gündemi sarsan bu açıklamaları Feyziye Mektepleri Vakfı (FMV) tarafından düzenlenen "İmparatorluk'tan Cumhuriyet'e Mali ve İktisadi Sorunlar ve Çözümler" konulu konferansta yaptı. Kurumların kurumsallaştırılabilmesi durumunda, devletin daha sürdürülebilir politikalara sahip olabileceğinin altını çizen Özince bugüne kadar sermayeyi oluşturup, kaydileştiren ve verimli çalıştıran toplumların başarıyı yakaladıklarını örneklerle katılımcılara aktardı.

“Gayrimenkulde Tasarruf Vardır!”

Ekonomi dünyasının gündeminde bugünlerde tasarruflar var. Özince de konuya çarpıcı açıklamalarla değindi ve şu ifadeleri kullandı: “Gayrimenkulde tasarruf vardır, hatta önemli bir bölümü de kayıt dışıdır. Çünkü devlet her zaman gelirinden daha fazlasını vergilendirmeyi tercih ettiği için, öteden beri gizlenmiştir. Harvard Üniversitesi'nde 20 yıl önce bize şunu anlatmışlardı; 'Akdeniz geçmişin pazarı, Atlantik bugünün pazarı, Pasifik ise geleceğin pazarı'. Roma, Akdeniz pazarının kurallarını koyabilmiştir. Sonuç olarak, çağdaş kurumlar yaratmak sürdürebilmek çok kolay değil.

Burada çıkartılacak çok ders var. Çünkü bu şehirde iki imparatorluk batmış. Bu iki imparatorluk siyaseten batmış, bana göre hukuken batmış... Kesin olan bir şey var; imparatorlukların ikisi de bankacıların elinde batmış. İkisi de Galata bankerlerinin elinde batmış. Osmanlı bütçesinin bütçe harcamalarına bakıldığında; 1875-1876 yıllarında bütçe harcamalarının yüzde 19'u askeri harcamalara, yüzde 26,5'i iç borç ve yüzde 25'i dış borç olmak üzere yüzde 52'si borç ödemesine gidiyor. Eğitime ise binde 4 harcama yapılıyor. Sonuç olarak paranın yarıdan fazlası borca gidiyor. Ben hala bütçeyi, ödemeler dengesini anlayabildiğim kanaatinde değilim. Çünkü tam bir şeffaflaşma sağlanamıyor."

“Devletin ve Toplumun İradesiyle Çıktık”

2001 yılında yaşanan ekonomik kriz de Özince’nin gündeminde yer alıyordu. Bu krizden iradeyle çıkıldığını belirten Özince şöyle konuştu: "Devletin ve toplumun iradesiyle çıktık. 2001 krizinde benim küçük kızım 'Çikolata almayalım kriz var' diyordu. Ya da biz Şişecam işçisine 'Zam değil şu fabrikalarda ücret indirimi var' dediğimizde, kabul ediyordu, Yunanistan'daki gibi ortalığa dökülmedi. Avrupa bu iradeyi koyamıyor.

İradesiz olduğu için mi koyamıyor, yoksa bireysel unsurun daha hakim olduğu, iradenin daha yaygın oluştuğu için mi? Sonuç itibarıyla Türkiye Cumhuriyet dahil geleceğin tüm kurumsal yapılarının işi zor. Bu işin zorluğu da herhalde bu konuda başta Birleşmiş Milletler gibi uluslararası kuruluşlar ya da başta hukuk olmak üzere uluslararası normları, kuralları belirleyecek yarının insanlarının ihtiyaçlarına huzur ve barış içinde cevap verecek sistemler üretmek lazım."

Kategori :

Ekonomi ve Finans

Etiketler :

Analiz Tasarruf


Benzer Haberler