Kamusal Sermayeli Mevduat Bankaları

Devlet bankaları bir diğer adıyla kamu bankaları, sermayesi ve kurulumu devlet tarafından yapıldığı için bu şekilde isimlendirilmektedir. Ülkemizde devlet bankası olarak en çok Ziraat Bankası öne çıkmaktadır. Ardından Halk Bankası gelmekte olup sonrasında ise Vakıf Bank bilinmektedir. Bu üç büyük bankanın dışında faizsiz bankacılık olarak adlandırılan katılım bankalarında da devlet sermayeli üç katılım bankası bulunmaktadır. Bireysel müşterilerin mevduat hesabı açarak işlem yaptıkları bu bankaların haricinde sadece kurumlara hizmet veren kalkınma ve yatırım bankaları bulunuyor. Devletin İller Bankası dahil üç tane de kalkınma ve yatırım bankası bulunmaktadır.

Devlet Bankaları Hangileridir?

Türkiye’de hizmet veren devlet bankaları yapıları itibariyle üçe ayrılır. Bunlar; Kamu Mevduat Bankaları, Kamu Kalkınma ve Yatırım Bankaları, Kamu Sermayeli Katılım Bankaları. TMSF’ye devri gerçekleşen Adabank ile devlet bankası olarak sıralanabilecek toplamda on banka bulunuyor.

Devlete Ait Mevduat Bankaları

Devlet bankaları olarak adlandırılan kamuya ait mevduat bankaları, direkt olarak devlet sermayesiyle kurulmuş; şahıslara ya da özel şirketlere ait olmayıp devlet sermayesiyle idare edilirler. Bu özelliklere haiz üç devlet bankası bulunuyor; Ziraat Bankası, Vakıfbank ve Halkbank. Bu üç bankanın ortak özellikleri mevduat bankaları olmalarıdır. Mevduat bankaları olmaları sebebiyle mevduat toplayarak iktisadi fonlamalarda kullanırlar. Bireylere ya da firmalara verdikleri fonlar ile finansal hareketliliğin merkezinde bulunurlar. Öyle ki, kamu hizmetlerinden bireysel bankacılık hizmetlerine, emeklilik yatırımlarından yurt dışı bankacılık hizmetlerine kadar pek çok alanda kamu bankaları hizmet yelpazesine sahiptir.

Bu bankalar, devlet bankaları olmaları sebebiyle tüketicinin en fazla güvendiği finansal kurum olma özelliği de taşırlar. Aralarında güven hiyerarşisi kurulmuş olsa, Ziraat Bankası, Vakıfbank ve Halkbank şeklinde sıralanmaları mümkün olabilirdi.

Devlete Ait Katılım Bankaları

Devlete ait bankaların kurdukları ve yine devletçe desteklenen bankalardır. Dini, siyasal ya da sosyal inanış olarak faiz getirisine karşı olan bir gurubun fonları âtıl durumda kalmaktaydı. Finansal piyasanın içine girmeyen bu âtıl fonlar, ekonomik sistem için ve fon sahibi için bir kayıp olarak yazılıyordu. Katılım bankaları, faizsizlik prensibi doğrultusunda çalışarak birikim sahiplerinin fonlarını toplar ve toplanan fonları sanayi, inşaat, finansal kiralama, ortaklık ve ticaret gibi alanlarda değerlendirirler. Elde edilen karları -ve elbette zararları - birikim sahipleri ile bölüşürler.

Katılım bankalarının çalışma mantığını daha iyi anlamak amacıyla bilgilerimize devam edelim. Toplanan TL ya da döviz cinsi vadeli hesaptaki fonlar, bireysel finansman ya da kurumsal finansman modellerine göre; kar ve zarar ortaklığı yöntemiyle işler. Ticaretin veya sanayinin ihtiyaç duyduğu hammadde, yarı mamul ya da mamul madde, ara mallar, makine, teçhizat temini bu yöntemler ile yapılmaktadır. Devlete ait katılım bankalarını da belirtmemiz gerekirse, 2015 yılında kurulmuş Ziraat Katılım, yine 2015 yılında kurulmuş Vakıf Katılım ve 2019 yılında kurulmuş olan Emlak Katılım Bankası’dır.

Devlete Ait Kalkınma ve Yatırım Bankaları

Devlete ait kalkınma ve yatırım bankaları, kamu kuruluşlarına ya da anonim şirketlere finansal destek amacıyla devlet eli ile kurulan bankalardır. Bu kapsamda kurulan bankalardan mevduat toplamaları ve diğer bireysel bankacılık uygulamaları da beklenmez. Yalnızca büyük şirketlere ve kamu kurumlarına finansal destek sağlarlar. Ülkemizde devlete ait üç tane kalkınma ve yatırım bankası bulunur. Bunlar İller Bankası, Türk Eximbank ve Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası’dır. Devlete ait kalkınma ve yatırım bankaları ile ilgili bilgilere, sayfamız üzerinden erişebilirsiniz.